Hayatına Dair Dikkat Çeken Açıklamalarda Bulunan Hande Yener, “Meğer Neler Yaşamış!” Dedirtti

Hande Yener, sahne şovları, tarzı, açıklamaları ve ünlü isimlerle olan kavgalarıyla gündemden düşmüyor. Geçtiğimiz günlerde YouTube’da Selim Akar’ın programına konuk olan Hande Yener, hayatı ve kariyeri ile ilgili şaşırtıcı açıklamalarda bulundu. 

İşte detaylar ?

Türkiye’nin en ikonik kadınlarından biri olan Hande Yener, sahne şovları, özel hayatı ve zaman zaman yaptığı açıklamalarıyla magazin gündeminden düşmüyor biliyorsunuz ki.

Geçtiğimiz günlerde YouTube’da Selim Akar’ın programına konuk olan Hande Yener, hayatı ve kariyeri ile ilgili herkesi şok edecek açıklamalarda bulundu.

Hande Yener, açıklamalarına şu sözlerle başladı:

‘Ben halkın sanatçısıyım bunu hep söylüyorum ben halkın içinden çıkmış biriyim zaten. O yüzden de hiçbir zaman için uzaklaşmak, halktan uzaklaşmak bir Star edasıyla yaşamak bunlar pek benlik değil biliyorsun. Ben böyle işkolik biriyim bir kere. Tabii ki sahne duruşum var ve Star gibi olduğum anlar da var mutlaka, öyle hissediyorum zaten ama bu bu demek değil ki insanları ezelim bu demek değil ki insanlara egolu davranalım. Burada bir yanılsama oluyor. Sanatçıların çoğunun yaptığı hata bu bu ön yargılar yüzünden herkes öyle zannediliyor. Halbuki ben daha samimi ve çok daha içten insanlarla birebir diyalog kurmayı seven, şarkı söylediğim insanlarla aile olduğunu hisseden biriyim aslında. Konserlerimdeki buluşmalara da ben hep konser demiyorum buluşma diyorum çünkü; 23 yıldır beraberiz 23 yıldır anılarımızı ortak, şarkılarımızı ortak, birlikte büyüdük, onlar bana güç verdi ben onlara şarkılarımla güç verdim. böyle bir bağ var ve o yüzden ben bu bağı çok samimi ve iş olarak görmüyorum çok büyük bir samimiyet olarak görüyorum.’

Selim Akar, Hande Yener’e “Önüme duvarlar çekilince evden kaçtım” sözünü hatırlatarak “O günlerdeki psikolojini bize biraz açıklar mısın?” diye sorunca Yener, şu ifadeleri kullandı:

’15 16  yaşlarındayım ve sürekli müzikle ilgili ne yapacağız diyorum aileme hani beni konservatuvara yollayacak mısınız? Ya da özel ders alacak mıyım falan. Annem de beni sürekli oyalıyor ben farkındayım tamam kızım şimdi işte ortaokulu bitir öyle liseyi bitir öyle falan. Ya dedim ben niye konservatuara gönderilmiyorum? Sonra anladım ki yok yani istemiyor annem açıkça söyledi. Bu sefer ben de bir hayal kırıklığı başladı çünkü; 17 yaşındayım kendime öyle bir kariyer düşünürken birden bire ket vuruldu buna. E normal liseyi oku üniversiteye git diyorlar, ben diyorum ki ne iş yapacağım? Ben şarkıcı olmak istiyorken başka bir şey okuduğumu düşünemiyorum. Bu sefer bu bende ters tepti okuldan soğudum, uzaklaştım, nefret etmeye başladım her şeyden. Sen dedim kendi yolunu kendin bulacaksın kendi kendime buna inandım. 17 yaşında işte kimseye önermiyorum tabii ki evden kaçtım sonra işte evlendim ama eşimle de anlaşmalı evlendim. Yani ben şarkıcı olacağım destek olacaksan senle evleneceğim dedim, bunu destekliyor musun yoksa hani izin vermem dersen olmaz dedim yani senle evlenmem dedim. Ben dedi destek olurum tamam dedi yapabilirsen yap dedi. O da sandı ki ben ulaşamayacağım, yapamayacağım sandı. Yanlışlıkla izin verdi yani. Sonra ben o süreçte bir sürü işte şuradan ulaşırım böyle yaparım şöyle yaparım diye diye Sezen Aksu’ya baya kovaladım bir buçuk iki yıl ve sonunda ulaştım kendisine. Sonra kendisi beni vokalisti olarak işe aldı ve asistanı da oldum aynı zamanda, beni kısa bir süre tanıdıktan sonra sevdi ve asistanı da yaptı. Bu benim için tabi çok ultra bir şeydi yani bütün gün Sezen Aksu‘yla vakit geçiriyorum düşünsene yani ben kadını 1 saniye görür müyüm diye hayal ederken o starın evindeyim, bütün gün onunlayım, ne isterse beni arıyor soruyor işte şu nerede bu nerede diye, onu bağlasana bunu bağlasana hem sekreterliğini yapıyorum hem asistanlığını yapıyorum hem vokalistliğini yapıyorum. Çok hızlı bir okul oldu benim için orası, dedim ki Hande işte sana gösteriyor vallahi bak yani bu yaşamı izle öğrenebileceklerini öğren ve kendi kariyerin için inşa etmeye başla öyle başladı benim için.’

Hande Yener, Selim Akar’ın “Ayakkabıları su alan bir çocukluk mu? El bebek gül bebek büyütülen bir çocukluk mu?” sorusu üzerine şu ifadeleri kullandı:

‘Orta halli bir ailenin çocuğuydum. O zaman orta hal diye bir şey vardı şimdi yok. Ne çok aşırı pahalı ne de çok fakirlik çektik. Aşırı pahalı alışverişler yapmıyorduk ama normaldik. Eksiklerimizi alabiliyorduk. Sonrasında ben evlenip mağazada çalışmaya başladığım dönemde yani eşimin olduğu zamanlarda maaşımla kiramızı ödüyoruz, beyaz eşya taksitleri ödeniyor. İşe otobüsle gidip geliyordum. Kışın ayağımda botlarımla otobüs durağında beklerken botlarım yarıya kadar ıslanırdı, su çekerdi içine. Sırılsıklam, ayaklarım donmuş ve parmaklarımı hissetmiyorum. Ellerim ve yüzüm donmuş. İstediğin kadar kalın giyin yani orada durakta otobüs bekliyorsun. Geliyor otobüs zaten tıklım tıklım. Otobüste ayrı sinirlerim bozuluyor. Durağa geliyorsun durakta indiğin yer değil ki evin. O saatte hava kararmış bir de yürüyorsun eve kadar. Böyle bir 2-3 senem geçti. O dolmuş durağında her ayağım ıslandığında ağlıyordum. ‘Allah’ım ben ne zaman şarkıcı olacağım, ne zaman bu hayattan çıkıp başka bir hayata geçeceğim, bana verdiğin özellikleri hayata nasıl geçireceğim, ne olur bana yardım et!’ diyordum. Hep dua ederdim.’

“Otobüse son bindiğim günü biliyorum” diyen Hande Yener, samimi açıklamalarına şöyle devam etti:

‘Tam olarak şarkıcılığa geçiyordum. Sezen Aksu’nun yanından ayrılıp gece sahne almaya başlayacaktım. Bindim otobüse. ‘Bugün son gün’ dedim. Otobüsü inceliyorum. ‘Hande bu senin son otobüse binişin’ dedim. Artık gece çalışacağım, işe gidip gelmek kolay değil bu yüzden kendime araba almam lazımdı. Bir barla anlaştım. Beraber hesapladık. Eğer 3 ay maaş almadan çalışırsam araba alabiliyordum. O şekilde işe gittim geldim ve arabamı aldım.’

Şirketlerin kendisine “Bizim malımız olacaksın” dediğinden bahseden Yener, o cümleyi şöyle açıkladı:

‘Şirketlerle görüşmeye gittim geldim. Saçma sapan tekliflerle karşılaştım. Albüm yapamayacak gibi bir hayal kırıklığı oldu. Çünkü ‘Ya bizim malımız olacaksın ya da yapmıyoruz albüm’ diyorlardı. Ne demek malınız olmak! ‘Biz ne dersek onu yapacaksın, erkek arkadaşın olmayacak, biz hangi işe dersek oraya gideceksin, ne giyin dersek onu giyineceksin.’ Böyle albüm mü yapılır? ‘Sen bu kadar tutucuysan git evde kocana fasülye yap’ dediler bana. Ben de dedimki ‘Bu lafı unutmayacağım.’ Bu sesle bana bunu mu dediler diye ağladım. Sindiremiyordum. Çünkü bakıyorum o dönem piyasadaki seslere. Sonra öğrendik tabi bazı şeyleri piyasaya girmek öyle kolay değil. Birilerinin telefonu olmadan birileri seni o piyasaya sokmuyor. Sezen Aksu’yu aradım. Sonra şirketle anlaştık ve ilk albümümü çıkardım.’

Hande Yener, Selim Akar’ın “Pop müziğinin dört yapraklı yoncası kim?” sorusuna “Bizim dönemimiz için söylersek, ben, Demet Akalın, Gülşen ve Hadise olabilir belki” diyerek cevap verdi.

Siz Hande Yener’in açıklamaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x